Anayasa Mahkemesi (AYM) Genel Kurulu, 12–13 Ekim 2026 tarihli Resmi Gazete ve Kurul bültenlerinde ilan edilen emsal kararında; hakkında yürütülen idari ve adli soruşturmalar gerekçe gösterilerek pasaportu iptal edilen ve yurt dışındaki lisansüstü eğitimine gidemeyen bir kamu görevlisinin başvurusunda hak ihlali tespit etti.
İdari tasarrufla seyahat özgürlüğü ve temel haklar kısıtlanamaz
Yüksek Mahkeme, pasaport tahditlerinin yalnızca kanunla açıkça yetkilendirilmiş ve kesinleşmiş yargı kararları çerçevesinde uygulanabileceğini bir kez daha altını çizerek vurguladı:
- Özel hayata saygı ve eğitim hakkı ihlali: Başvurucunun yurt dışındaki üniversitede kabul aldığı doktora programına katılamamasının, Anayasa’nın 20. maddesinde teminat altına alınan özel hayata saygı hakkı ile 42. maddesinde düzenlenen eğitim hakkını doğrudan ihlal ettiği karara bağlandı.
- Yargı kararı olmaksızın tahdit konulamaz: Anayasa’nın 23. maddesi uyarınca vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyeti ancak suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle hâkim kararına bağlı olarak sınırlandırılabilir. İdari makamların genel güvenlik veya soyut şüphe iddialarıyla pasaport iptali tasarrufunda bulunması anayasal güvencelerle bağdaşmaz.
- Ölçülülük ve kanunilik ilkesi: Kişinin mesleki gelişimini ve akademik kariyerini telafisi imkânsız şekilde engelleyen idari işlemler, demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine açıkça aykırıdır.
Emsal kararın uygulamadaki yansımaları
Bu karar, geçmişte veya hâlihazırda haklarında kesinleşmiş bir mahkûmiyet veya yurt dışına çıkış yasağı niteliğinde adli kontrol kararı bulunmaksızın idari işlemlerle pasaportlarına tahdit konulan binlerce vatandaş için doğrudan emsal teşkil etmektedir:
- Tahditlerin derhal kaldırılması yükümlülüğü: İdare, hakkında adli bir tedbir bulunmayan ilgililerin pasaport tahditlerini resen veya başvuru üzerine gecikmeksizin kaldırmak zorundadır.
- Tazminat ve yeniden yargılama yolu: Hukuka aykırı pasaport iptali sebebiyle eğitim, iş veya aile hayatında somut zarara uğrayan ilgililer bakımından manevi tazminat ve tam yargı davası açma hakkı teyit edilmiştir.
