Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi'nin yeni kuralları yayımlandı | Avukatım YZ İçeriğe geç
Avukatım YZ
Geri dön

Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi'nin yeni kuralları yayımlandı

Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi Yönetmeliği, 27 Ağustos 2026 tarihli ve 33353 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı. Düzenleme, Türkiye’de sera gazı emisyonlarına üst sınır getirilmesi ve tahsisatların alınıp satılması esasına dayanan ulusal karbon piyasasının işleyişini belirliyor.

Yönetmelik, yalnızca finansal bir karbon ticareti düzenlemesi değil. Kapsamdaki tesisler için emisyon izni, izleme planı, doğrulanmış raporlama, tahsisat teslimi ve kayıt sistemi yükümlülüklerini birlikte kuruyor.

Emisyon izni kimler için zorunlu?

Yönetmeliğin ekinde sayılan faaliyetleri yürüten işletmeler, sera gazı emisyonuna neden olan faaliyetlerini sürdürebilmek için İklim Değişikliği Başkanlığından emisyon izni almak zorunda.

İzin başvurusu, izleme planı ve tesis bilgileriyle birlikte elektronik ortamda yapılacak. İzinler beş yıl geçerli olacak; tesiste veya faaliyette önemli bir değişiklik meydana gelirse izin ve izleme belgelerinin güncellenmesi gerekecek.

Tesisler yıllık emisyon büyüklüğüne göre kategori A, B ve C olarak ayrılıyor. Kategori ayrımı; raporlama, doğrulama ve idari yaptırım riskinin değerlendirilmesinde önem taşıyor.

Tahsisat sistemi nasıl işleyecek?

Sistem, her bir ton karbondioksit eşdeğeri emisyon için kaydi bir hak niteliğindeki tahsisatlara dayanıyor. Tahsisatlar ücretsiz dağıtılabilecek veya birincil piyasada ihale edilebilecek; daha sonra ikincil piyasada işlem görebilecek.

Kapsamdaki işletmenin, doğrulanmış yıllık emisyon miktarına karşılık gelen tahsisatı süresi içinde teslim etmesi gerekiyor. İşlemler, tahsisatların ihracı, transferi, iptali ve itfasını tesis bazında izleyen elektronik kayıt sistemi üzerinden yürütülecek.

Ücretsiz tahsisat hesabında faaliyet seviyesi, emisyon yoğunluğu, kıyas değerleri ve sektörel katsayılar dikkate alınabilecek. Karbon Piyasası Kurulu ayrıca piyasa istikrarı ve rezerv mekanizmaları hakkında karar verebilecek.

Raporlama ve doğrulama neden kritik?

İşletmeler, Başkanlıkça onaylanan izleme planına göre yıllık sera gazı emisyon raporu hazırlayacak. Raporların, akredite doğrulayıcı kuruluşlar tarafından doğrulanması öngörülüyor.

Bu nedenle şirketlerin yalnızca toplam emisyon miktarını hesaplaması yeterli değil. Veri kaynaklarını, ölçüm yöntemlerini, sorumlulukları ve kontrol süreçlerini denetlenebilir şekilde belgelemesi gerekiyor. Eksik veya hatalı raporlama, tahsisat yükümlülüğünün yanlış hesaplanmasına ve idari yaptırıma yol açabilir.

Pilot dönem ne anlama geliyor?

Türkiye ETS önce Karbon Piyasası Kurulunun kapsamını ve süresini belirleyeceği bir pilot dönemle uygulanacak. Pilot dönem, sistemin hukuken bağlayıcı olmadığı anlamına gelmiyor; kapsama alınan işletmelerin izin, izleme ve raporlama hazırlıklarını öngörülen takvimde tamamlaması gerekecek.

İlk İzleme Metodolojisi Planlarının, Yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden itibaren iki ay içinde elektronik ortamda sunulması öngörülüyor. Başkanlık gerekli görürse bu süreyi altı aya kadar uzatabilecek.

İşletmeler şimdi ne yapmalı?

Kapsama girebilecek şirketler öncelikle faaliyet ve kapasite eşiklerini değerlendirmeli, tesis sınırlarını belirlemeli ve mevcut sera gazı verilerinin doğrulanabilirliğini kontrol etmeli.

İzin başvurusu, izleme planı, yıllık rapor, doğrulama ve tahsisat teslimi birbirinden bağımsız işler değil. Uyum programının çevre, hukuk, finans, üretim ve veri yönetimi ekipleri arasında ortak yürütülmesi gerekir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki görüş değildir.

Kaynaklar


Bu yazıyı paylaş:

Önceki yazı
İstihdamı Koruma Destek Programı'nın uygulama esasları değişti
Sonraki yazı
Otel, pansiyon ve plaj işletmelerine yeni kurallar geldi