Anayasa Mahkemesi (AYM), Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 134. maddesinde düzenlenen “bilgisayarlarda, bilgisayar programlarında ve kütüklerinde arama, kopyalama ve elkoyma” usulünü, Anayasa’nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayatın gizliliği ve kişisel verilerin korunması hakkına aykırı bularak iptal etti (E.2023/128, K.2026/36).
Kararın temel gerekçeleri: Kanunilik ve ölçülülük eksikliği
Yüksek Mahkeme iptal gerekçesinde, dijital materyallerin bireylerin tüm özel hayatını, haberleşmelerini ve mesleki sırlarını barındıran hassas veriler olduğuna dikkat çekti:
- Kişisel veri güvencelerinin eksikliği: Mevcut CMK 134 düzenlemesinde, dijital verilerin aranması ve kopyalanması sırasında ilgisiz kişisel verilerin nasıl ayıklanacağı, kopyaların güvenliğinin nasıl sağlanacağı ve verilerin imhasına dair yasal sınırların açıkça çizilmediği vurgulandı.
- Elkoyma tedbirinde orantısızlık: Şifresi çözülemeyen veya gizlenmiş bilgilere ulaşılamayan cihazlara doğrudan el konulabilmesine imkân tanıyan hüküm, ölçülülük ve kanunilik ilkelerine aykırı bulundu.
- Yasal boşluk ve geçiş süreci: İptal hükmünün Resmî Gazete’de yayımlanmasından itibaren doğacak yasal boşluğun kamu düzenini zaafa uğratmaması adına, TBMM’ye yeni bir kanuni düzenleme yapması için 9 aylık yürürlük süresi tanındı.
Ceza yargılaması ve avukatlar için pratik sonuçlar
İptal kararı yürürlüğe girene kadar ve yeni yasal düzenleme sürecinde ceza soruşturmalarında şu noktalara dikkat edilmelidir:
- İmaj (kopya) alma zorunluluğu: Arama mahallinde şüpheliye veya müdafiine derhal dijital materyalin bir kopyasının (hash değerleriyle birlikte) verilmesi kuralına sıkı sıkıya uyulmalıdır.
- İlgisiz verilerin ayıklanması: Soruşturma konusu suçla ilgisi bulunmayan kişisel verilerin dosya kapsamına alınmaması ve derhal imha edilmesi yönünde savunma talepleri güçlendirilmiştir.
- Yargıtay ve istinaf denetimi: Hukuka aykırı biçimde elde edilen dijital delillerin ceza muhakemesinde hükme esas alınamayacağı kuralı Anayasa Mahkemesi standartlarıyla perçinlenmiştir.
